Amerikalı Kadın ve Fenerbahçe

31 Aralık 2004 yazan: kahyaki

Ilerlemiş yaşına rağmen gayet zinde gözükten bir kadın kızı ile dükkana girdi. Muhabbete başkadığımızda kadının iki sene Istanbul’da yaşadığını öğrendim.

Kocası Galatasaray’a basketbol koçluğu yapmış, Istinye taraflarında kalmışlar. Futbolsal bir muhabbete daldım, bana dediği:

“Umarım Fenerli değilsindir” dedi ve yüzünü buruşturdu.

Favori takımımın Galatasaray olduğu söylediğimde sevindi. İki yıl boyunca kaldığı dönemde, bir amerikalı olarak aradaki farkı onun bile anlamış olduğunu görerek, bir kez daha kimin ne olduğu net olarak ispatlandı.

Yılın son duşu

30 Aralık 2004 yazan: kahyaki

 572′nin 4B’sinde geçen ömür parçasında sık sık yüzyüze geldiğim duşluk, duş.. duş başı ya da artık adı her ne ise o metal parça bütünü, hayatın ta kendisine benzer bir niteliğe sahip.   Musluklarda sıcaklık ayarıını yaptıktan sonra çevirirsin tependen su aksın diye, akar ama bazen senin beğendiğin sıcaklıkta değildir.  O zaman ikinci bi ayar mücadelesine de tependen istemediğin derecedeki sular akarken girersin.

  Ayar tamamlanır, başlarsın duş keyfine ama bu sefer de gürül gürül akan su birden çok kısa bi tutukluk yapar. Bu bir sinyaldir. O tutukluk sonrası, ya buz gibi su gelecektir ya da haşlar kaynar su. Hemen duş kafasını indirip, akan sudan uzaklaşmak gerekir, zira sonunda acıyla veya şokla ciyaklamak mümkün olacaktır. Suyun bu kısa dönemli krizinden sonra, ısı istediğin seviyeye gelir ve banyonu bitirirsin.

  Hayat işte. Düzgün giderken birden pörtler. Pörtlemenin sinyalini verir aslında, ama bunu hissetmeyi tercih etmek senin elinde oluyor. O zaman kenara kaçıp yıtma şansın oluyor işte. Duş ve hayat arasındaki bu korelasyonu çözüp, minik bir yaşam simülasyoncuğu tecrübesi etmek isteyenler buyursunlar. – Merak etmeyin bu çağrı, sizinle aynı anda duşun altında dans edeceğiz anlamına gelmiyor –

Sahte Kimlik Var Mı?

30 Aralık 2004 yazan: kahyaki

Iki hatun geldi. Genç yetenekler. Sessizce fısıladılar. “Sahte kimlik satıyor musunuz?” Yok efenim satmıyoruz, Ne alaka? Eeee şey, buradaki her dükkana soruyoruz işte, napalım. Sakin sakin çıktılar. Eskiden sokakta satarlarmış, şimdi kolay değilmiş. Çok üzüldüm bara giremiyorlar diye.  Bi o eksik hayatlarında, herşey tamam..

Aman Bre Deryalar

30 Aralık 2004 yazan: kahyaki

Saat 9.24… Hala evdeyim. Normalde çıkmam lazım, çıkamıyorum. Üşeniyorum. Daha çanta toplanacak, kahvaltı edilecek.. amma uzun iş. Ben işe gitmiyim, iş bana gelsin mesela? …  Bekledim. Olmadı.  Sanırım olmıcak. Ben en iyisi hazırlanayım.

Kahyaki Aksedir Alfa Donemi

29 Aralık 2004 yazan: kahyaki

Kahyaki.com sitesini tasarlayacak zaman kalmıyor, bir de üstüne hosting için para ödüyorum. MSN böyle ücretsiz bir hizmet başlatmış madem, faydalanalım bari. Yahoo’da Kore’de bir blog hizmeti demesine başladı ama onu beklemek istemedi canım, MSN ile yola şimdilik devam.

Şu anda Alfa dönemdeyiz, gelecek X zaman içerisinde beta döneme geçebilirim sanırım.
Kolay gelsin.

Resim

28 Aralık 2004 yazan: kahyaki

aralik5.JPG

Resim

27 Aralık 2004 yazan: kahyaki

aralik1.JPG

Resim

26 Aralık 2004 yazan: kahyaki

aralik10.JPG

Resim

25 Aralık 2004 yazan: kahyaki

aralik12.JPG

Resim

24 Aralık 2004 yazan: kahyaki

aralik11.JPG

Resim

23 Aralık 2004 yazan: kahyaki

aralik13.JPG

Resim

22 Aralık 2004 yazan: kahyaki

aralik14.JPG

Resim

21 Aralık 2004 yazan: kahyaki

aralik2.JPG

Resim

20 Aralık 2004 yazan: kahyaki

aralik3.jpg

Resim

19 Aralık 2004 yazan: kahyaki

aralik4.jpg

Resim

18 Aralık 2004 yazan: kahyaki

aralik9.JPG

Resim

17 Aralık 2004 yazan: kahyaki

aralik8.JPG

Resim

16 Aralık 2004 yazan: kahyaki

aralik7.JPG

Resim

15 Aralık 2004 yazan: kahyaki

aralik6.JPG

Boş

14 Aralık 2004 yazan: kahyaki

Çayın altını açık unutmuşum. (Yine) Bi gün, sırf bu yüzden yanacak ev. Kaç kere dedim hatırlat diyeee :) )
(Ya bu sitede bi eksiklik var sanki? Aaaa… resim koymayı unuttuk!)

Boş

13 Aralık 2004 yazan: kahyaki

Erken saatlerde başlayan boğazda yanma, gelen bir hastalığın habercisiydi. Netekim, boğazdaki garipliği, dolan bir burun, sinüzitlere vuran bir ağrı izledi. İçilen çorbalar, giyilen kalın elbiseler ve öksürük şurubu fayda etmedi, ne burun uyuttu ne boğaz. Zorla gidilen marketten ilaçlar alındı, dev bir kahvaltı sonrasında tedavi sürecine girildi. Şanslıydım, ateşim yoktu. Kahvaltıda içilen bir ilaç, alınan vitamin sonrasında hoppa yatak. Akşamında gene yemek ve ilaç, cuppa yatak. Fakat baş ağrısı geçmiyor, ağrı kesici ile gribe kafa atıyoruz. Akşam saat 7 civarları.. Beynimde dönen dönme dolap yavaşladı.. yavaşladı.. ve sonunda durdu. Dünya varmış, mücedeleyi kazanıyorum. Bir zafer çayı demleyeyim.

Boş

12 Aralık 2004 yazan: kahyaki

“Birçok şeyin ters gitmesine alışmışsın, o yüzden gerçek olduğuna inanamıyorsun” dedi Kleopatra. Haklı.

Boş

11 Aralık 2004 yazan: kahyaki

Pes!

Boş

10 Aralık 2004 yazan: kahyaki

9 Kasım – 12 Kasım… Mantık ile Duygu arasında geçen dev meydan muharebesi… Sonuç? Hepsi Tuş!

Boş

9 Aralık 2004 yazan: kahyaki

Beklerim.