Hayvanlar gibi bagirdik, 30 bin kisi tek ses oldu. Kollar havada naralar attik.
Kafa salladik, ter doktuk, tepindik. Motorhead kotuydu ama, Dio cok iyidi. Iron Maiden malum. Tek sorun ara ara Bruce’un sesi duyulmaz oldu muzikte boguldu.
Bastan sonra kadar kafami duvarlara vurdum fotograf makinami getirmedigim icin. Meger yasak degilmis!! Aaaahhhh…
Siradaki gelsin diyoruz da kafa boyle butun gun agiracak ise yandim yani. Antreman yapmak lazim.
Bu firsatin olusmasinda emegi gecen Dede’yi sevgi ve saygi ile selamliyorum! Onca sene sonra bunu da becerdik hocam ))
Up to Irons…
Gizlendigim yerden beni gormesi imkansiz zannediyordum… Meger haftasonu bu bolgeye gelip gokdelenlerde ofis fantezisi yapan amma cok insan varmis!
Ustunde cilekler olan, etrafi krem santi ile dosenmis, icinde cikolatanin bol oldugu, kitirli bir biskuvinin ustune yerlesmis, bembeyaz bir tabakta kocaman mi kocaman bir pastayi:
Alti yedi bina otemizdeki HSBC bankasina bombali eylem yapmak isteyen biri dalmis. Bir sure devam eden olay adamin yakalanmasi ile son buldu.
Malum, benim icin yari normal olsa da, amerikalilar icin gayet endise verici bir olay haline geliverdi. “Yine mi?” ve “Ne zaman bitecek bu cile?” bakislari ile olayi seyrediylardi.
23′e geldim’ parktaki heykelin resimlerini cektim bol bol.
14′e geldim. Barnes and Nobles’a baktim, Virgin Mega Store girdim -3 dvd 3 cd alma hayvanliginda bulundum- , Sturbacks’ta oturdum cimcimeye mektup yazdim.
Eve dondum…
Ben resmi cekerken aralarinda feci bir itis kakis basladi.
Saatlerdir kovada istiflenmisler, adam yerine konmak heyecanlandirdi herhalde..
Sinirden kendimi ofisin disina attim, vurdum kendimi yollara. Bir gunde bu kadar aksilik nasil ustuste gelebilir?? Sakinlesinceye kadar, posta kutusunun yaninda elimde bir adet kahve, burnumdan soluyarak yanimdan gecen arabalari izledim, insanlara baktim.
Ofise donerken kapidaki adama takildim:
“Hani getirecektin bilgisayarini? Hizlandiracaktik?”
“Valla isim dusmuyor ki hic”
“Bu duyguyu bilirim, isin dustugu an getireceksin”
(gulerek) “Dogru lan!”
New Jersey eyaletinde Peterson bolgesindeydim bugun. Genis bir Turk cemiyetinin yasadigi yerlerden biri. Ve orda o tabelayi gordugum an makinami yanima almadigima bin pisman oldum. Kirmizi, enlemesine yerlestirilmis uzunca bir tabelaydi, ustunde “Oz Karadeniz Pide ve Lahmacun Salonu” yaziyordu.
Geceden Arta Kalanlar
Uyku, Polis Surusu
Kisa bir mola
Neden nemli havanin rahatsiz edici oldugunu kesfediverdik bugun sokakta yururken. Birisi sicak ve uzun bir banyo yaptiktan hemen sonra tuvatele girersen yuzune vurur o buhar, nefes aldikca cigerlerin islanir, surekli yuzunu silmek ihtiyacindasindir. Klozete oturmak bile bir iskence olacaktir cunku damla damladir heryeri. Nefes almak zor, gorus bulanik her yer yapis yapis… Iste bu daraltan his binadan cikinca “ooo hosgeldin aslanim!” derken babacan bir tavirla kolunu omzuna atar, gidecegin yere kadar seni beter eder.
Nemliyidi bugun New York…
Son Sah ufuktaki sarayda yasamis dediler
Olurken yaninda sadece
kiyidan topladigi denizkabuklari varmis.
Buzdolabi geldi!
Dun dort saatimi verdigim bilgisayar hala tamir olamadi
Sesim soguk su icmekten kisildi (alay konusu oldum)
Yagmur dusuyor iki gundur hay bin kunduz
…@…
Dort saat… Tam dort saat yukle programi kaldir programi, yukle programi kaldir programi. Guncelle.. olmuyor, manuel ekle… olmuyor…olmadi. Yarin bi daha artik. En bastan haydi hop!
Aksam:
- Bilgisayar calismiyor bakar misiniz?
- Yani dugmeye basinca acilmiyor mu?
- Evet
- (biraz kurcaladiktan sonra) Himmm, evet bozuk prize takmissiniz elektrik gelmiyor.
- Aaa.. peki o ne? Cantadan cikardiginiz sey?
- Buna sopa diyorlar…
Isyan
Kabuk, Sabir
Bos is, Deterjan
Siradan, Siradisi
“Lan!…” Bagirmamla birlikte biriktikleri yerden havalanmislardi fakat elebaslari gayet kibirli ve kustah tavri ile kimildamadan kondugu yerde duruyordu. Meydan okumak kaninda olmasa zaten elebasi da olmazdi herhalde.
Ekibi coktan arkadaki cinar agacinin dallarinda birikmis suskunlar. Firtina kopacak birazdan biliyorlar ve bunu bilmek gozlerine korku ile merak arasinda gidip gelen bir sarkaci yapistirmis.
Elimdeki tirpan ile topragi eselemeye devam mi etsem yoksa kargabasi mi kovalasam kararsizligimi okuyan hayvan agizindaki tohumlari yere tukurunce, cinardaki kargalar arasinda bir kahkaha yaygarasi kopuverdi.
Bosuna dememisler: “En hizli bilgisayar, camdan disari ucan bilgisayardir” diye. Asil trajik olan o an karsimda dururken cart diye coken aleti atacak bir camin olmayisi ve olsa bile ikinci katta olmamizin getirdigi etkisiz dusus gercegi. Keske soyle 47 katli bir gokdelenin orta katlarindan birinde olsaydi ofis… “Anne bak! ucan bir bilgisayar… Pentium kac acaba?”
Dusunmeden Yazmak
Sir Dokmek
Soylenemeyenlere Agit
Evdeki buzdolabi ebedi bir greve girince yenisinin alinmasi konusunda gorus birligine varildi. Ev sahibi ise konudan pek memnun degil herhalde ki, bugun gelmesi icap eden yeni buzdolabindan eser yok! Ustelik isten izin alarak butun gun evde gelmesini bekledim (kos kos). Bir ara mutfaga girdigimde eski buzdolabinin kis kis guldugunu duydum sanki. Melun yaratik, kisin bozulsa ya!
Bryant Park
Origami
Japonya
Suslu Davul Calma Sanati (Kodo?)
Mike ve Kory. Tum insanlari hiristiyan yapmayi amaclamis iki kafadar, gunesli bir pazarin ogle vaktinde Bryant parkta tembellik ederken yakaladilar beni. Anket yapiyorlarmis. Oturduk geyik cevirdik yarim saat. Muhabbet bittiginde ben hala hiristiyan degildim ama onlar Kapadokya ve Muslumanlik hakkinda feci bilgilenmislerdi.
Sabah Kahvaltisi
Bagel, Krem peynir
Domates, Marul
Kahve veya Soguk Sut veya Portakal Suyu
Haril haril bisiler karaladigim defterden kafami kaldirip caktirmadan sesin geldigi yone baktim. Beyaz bir sisman, cenesinde bir sakal, onunde benimki gibi bir defter, oturuyordu. Fakat kendini kulaklikla dinledigi muzige fena kaptirmis, yazmak icin kullanilan araci(kalem), sivilari belli bir hacimde tutup icilebilir halde sunulmasini saglayan cihaza(bardak) vurmayi daha uygun bulmus kendine ki durup durup “takkada tak tak!” diye ritm atiyordu. Ara ara muzik yavasliyordu herhalde cunku bazen duruluyor sonra bir anda aska gelip yine ardi ardina taklatiyordu. Tabi ben gidene kadar iki satir bile karalayamadi defterine…
Starbucks Buzlu Frappacino
Kakoluvanliyali bi dilim kek
Defter ve Kalem