Ağustos, 2003 için Arşiv

Dostlar Kıraathaanesi

29 Ağustos 2003

S.W.A.T. adli bir filme gittim. Filmden cok sinema beni eglendirdi. Istanbul Emek veya Atlas sinemasindan daha buyuk bir salonda bulduk kendimizi. Alismis millet bir binada birden fazla sinema salonuna, bakinip duruyor, salona girmeden once netlestirmek istiyor “dogru salona mi giriyoruz??” ama zaten bir salon varmis. Iceri giren salonun buyuklugunu gorunce sasiriyior ve ardindan ortak gorus: “Bu kadar buyuk yer olursa baska film gosterecek yer de olmaz tabi..”

SWAT kotuydu. Mumkunse gitmeyin. Samuel Jackson abi bile filmi kurtaramiyor. Bad Boys 2 iyidir eger hareket ve eglenceyi bir arada istiyorsaniz.

ordekler.jpg

Basimiza Tas Yagacak
Valla benim sucum degil.
En uzaktaki ordek fisildadi kulagima.

Rom, Yaban Mersini ve Archersö New York’ta sarhos bir gunden anlar

28 Ağustos 2003

film.jpgSaatlerin kaca vurdugunu, ne zaman olaylarin gelistigini bilmiyorum ama maceranin port authority’de basladigini cok iyi biliyorum. Gece yarisi bos tren istasyonunda, beynim sarap ve rom ile fokurdar olmus, kulagimda beni ayik tutsun diye bangir bangir calan metallica ve ben A treni bekliyorum. Basim agriyor, hayir zonkluyor, ve vucut artik uyku hormonlarini pompalamaya baslamis.

Trenin geldigini farkedip ayaklaniyor, ve biniyorum. Tren sicak. Neden? Havalandirmasi calismayan bir vagona denk geldigimi alnimdan akan terden cakiyorum filhakika kalkacak ve baska yere gececek irade yok. Metallica hala bagiriyor. Vagonda bir kisi var, takmiyorum hic ama sicagi takar oluyorum. Tangir tungur dere tepe duz giderken birden gozlerim vagonun icindeki bir harfe odaklaniyor sans eseri: “E”. “EEEEEEE” harfi buyuyor buyuyor, muzikle beraber kocamannn bir tokat gibi suratima carpiveriyor.. icimden “EEE?” “EEE?” disimdan “hassshittir” cekerek ayaklaniyorum. Duraklari da saymamistim.. Nerdeyiz? (ben ve golgem) West 4 duragini yeni gectik.. ordan “Fi” yapabilirdim halbuki. Shit! (kahretsin) Neyse A’ya nerde transfer olabilirim? Bir kosu haritaya bakip goruyorum: iki durak sonra A var (salak! o saatte A butun duraklarda duruyor halbuki). Guzel, iki durak sayacak enerjim var diyorum keyifle (Sen salaksin Kubilay).

E treni duruyor, kendimi disari atiyorum. Karsimdaki sutunda “letter size” bir kagit ve kagidin ustunde bir yazi: “No brooklyn bound trains at this station”. Ben de sizi seviyorum! Dehset ama bir o kadar da gereksiz bir refleks ile kendimi E’ye geri atiyorum hem de ayni sicak vagona. Kubilay Rosto nerdeyse hazir zaten, ara ara ustune tepsideki suyu gezdirmeyi unutmayin ki kurumasin. Tabi yaptigim dangalakligi tren harekete gecince anliyorum: Alkol duvarinin ustunden assagi ayaklarimi sallandirmis ben, golgem ve E treni son duraga gidiyoruz. Gittik. Karsidaki ters yone giden EEEEE trenine atiyorum kendimi, oh klima. Simdi West 4′dan “Fi” alarak eve gidebilecegim.

West 4th’da “Fi” treni geliyor, hemen kapiyorum bir kose, ve uykuya daliyorum (pardon dalmisim istemeden). Ara ara kendime gelip etrafima bakiyorum, hangi duraktayim sayamiyorum takip sifir, sadece hissediyorum duraklari ve belkide daha feci bir soru geliyor pesinden: “Hangi trendeyim??” A’ya mi bindim F’ye mi hatirlamiyorum.. Shit. Naptim di? West 4th’dan bindim.. ordan A’ya binecek kadar salak degilim (mi acaba?) … evet ben “Fi” trenindeyim. Uyuklamaya devam. Muzik caliyor gibi ama farkinda degilim sarkilar gecmis gitmis.

“Hey! uyuma… psst uyuma” kalin bir erkek sesi. Uyaniyorum, kivircik sari sacli, genis dudakli acik renk gozlu beyaz bir eleman bakiyor bana “Uyuma dostum, gecen sene cuzdan gitti benim boyle, dikkat et”. Kafami salliyorum “Haklisin, uyumamak lazim, sagol” onayliyorum adami. Herif hakli “zaman kotu kolla dotu” edebiyatindan farkli degil dedigi. Napcaz? Muzik ise yaramadi. Aciyorum gunlugu, sallanan trende deftere yazmak iyi olmuyor ama en ayik tutacak sey bu, basliyorum kelimleri postalamaya. Evet, bu ise yaradi uyumuyorum. Ve birden gene paranoya basliyor: Hangi trendeydim ben???? Himmm…. Naptim di? West 4th’dan bindim.. ordan A’ya binecek kadar salak degilim (mi acaba?) … evet evet ben “Fi” trenindeyim. Sakin ol panik yok. Eve varacaz bu kabus bitecek. Uykum vaaaar! artik beyin bagiriyor, “sus!” diyorum beynime “insanlari uyandiracaksin!”.

Tren durdu 18′de, attim disari kendimi. Burdan eve yuruyus 6 dakika. Bos caddelerden geciyorum, adamin biri bankadan cikiyor, bu saatte ne parasi cekiyon kardesim? diye sorasim geliyor ama sonra gidiyor ben de sormuyorum. Yola devam. Apartmanin kapisina variyorum. Anahtar elimde ama kilide girmiyor. Girsene laan! Acilsanaaa! bir dakka.. iki dakkaa… uc dakkaa.. allah allah??. Kaslarimi catarak anahtari kaldirip bakiyorum “neden acmiyor ki hayvan?” Himmm… trink! (jeton!) tabi acmaz bu posta kutusu anahtari ..aaarrrgghhh! Kontrol montrol kalmadi artik, eve varma ile merdivende sizabilme seviyesinde ibre sallaniyor, alam zilleri caliyor. shit shit shit! ulan millet eve coktan gitti misildiyor biz apartman kapisinda surunecez yakisir mi kubilay? Yakismaz! ve bir hincla saldiriyorum kaleye.. pardon kapiya.

Kapiyi acmayi beceriyorum. Eve girmesini ve kendimi o gazla yataga atmasini, ve hatta atmadan once iki farkli saati kurmasini da beceriyorum.
Daha yarin hangover ile bogusacaguuzzz… zzz…zzz…

Kubilay,
Bir New York Comezi

Kibrit Çöpü

27 Ağustos 2003

Yan tarafimda bos kahve fincanlari ve kagit bardaklari birikti. Asagidaki cafeye 20 cent borcum var. City Hall’da parki gordum havuzu var su fiskirtan bir an once gidp resmi cekilmeli. Bugun ilk defa cektigim resimlerden birini bastirdim, heyecan oldu. Galatasaray 3-0 yendi CSKA Sofya’yi. Klimayi kapatinda bir anda ofis sessizlige burunuyor sasiriyor insan ( ben )

cantam.jpg

Cantam!
Ici dolu. Laptop, fotoraf makinasi, walkman, su
kitap, gunluk, kablolar, cdler.. COK AGIR COOOK! Dogum gunun kutlu olsun Hain Kuzu!

Sadrazam

26 Ağustos 2003

Bugun aydinlandim.

“Bana lo lo yapma” nin nerden geldigini ogrendim. (Buraya geldigimden beri ucuncu aydinlanisim.)

Gecen gun de “sicti cafer bez getir” meselesini ogrenmistim.

Aydinlanma ayi ilan ediyorum Agustos ayini. Ilgililere duyrulur.

centralpark.jpg

Merkezi Park (Central Park) bu yil 150. yasini kutluyor.
Ilk defa guney kismini gezebildim.
Cok buyuk!

Köşe Gönderi

25 Ağustos 2003

Bryant Park’ta bugun son film gosterildi. Agustos ayi boyunca her pazartesi gunes batinca parkta isiklar sonuyor ve film basliyor. Beles, cimlerin ustunde yaz sinemasi keyfi. Bu sefer film bunalticiydi. A space Odessey 2001. Kubrick abi yordu bizi.

Sinema perdesinin tam arkasina dusen gokdelenin tepesinde cok parlak isiklar vardi ve film baslamadan once sonse iyi olur dedik ve hakikaten parkin isiklari ile beraber gokdelenin de parka donuk isiklari sonuverdi.

oneway.jpg

Hafta sonu maci izledim.
Utuyu fiste unutmama ramak kalmisti.
Bozuk sut feci kokuyor.
Semsiyenin acilmadigi durumlar da vardir!

Muz Kabuğu

22 Ağustos 2003

Iki uc haftadir hazirligini yaptigim gezi, “meger rezervasyon yapilmasi gerekiyormus” cumlesi ile baslamadan bitti.

Halbuki, binilecekti trene, gidilecekti uzaklara, resim cekilecek, park gezilecek, yurunecek, yemek yenecek, merdiven cikilacakti.

Sonra eve gelince burda uzun ve guzel ozel bir sayfa hazirlanacakti.

Olmadi, simdi eylul’e sarkti. Neden? “Rezervasyon gerekiyormus”

Sevsinler..

newyorkcity.jpg

Sabah 6:00′da uyandim.
Cevabi lazim bir soru: Maci izlemeye gitmeli miyim?
Acelesi yok aslinda, daha saat 6:36,
karar vermeme 3-4 saat var.

Vatan Millet Sakarya

21 Ağustos 2003

Sabah site bir an calismadi, kocaman bir “under construction” yazisi cikti sitede. Dedim ki “eyvah biri hasladi hosting firmasini veya IP’si degisti gitti.. Bittim ben.. hersey bitti en az bir hafta site calismayacak…”

Fakat yarim saat suren panik, dun ayakkabilarimin vurmasindan dogan aciyla birlesti, gece yarisi ev arkadasinin anlamsiz uyandirisinin etkisine bulandi, ustune susam ekilip onume kondu. Afiyetle hazimsizlik cektim sabah sabah.

gameman.jpg

B bu resimde parmagim cikmisti sildim!
Beceriksizlik ornegi gibi dursa da aslinda
adam farkedecek diye korktum;
aceleyle cektigimden oldu. (eleman cantasindan kitap veya discman cikaracak diye beklerken, gameboy cikardi ve oynamaya basladi. Sastim tabi, yas boy pos… beklenmedik bir mesele. Pek de ciddi oynuyor amcam)
Bu sebepten siteninuzerinde oynanmis ilk resmidir.
Bilmem sizin icin ne ifade etti bunu bilmek?

Evine hosgeldin Lemon Tree!

4B Sınıfı

20 Ağustos 2003

Vuran ayakkabilarin acisi altinda yaziyorum bu notu!

Sabah yururken farkettim ki, hemen t-shirt basmislar. “Blackout NY 1977- 2003″ Rezil durumlari bile ticarete dokme konusunda uzman olduklarini gorunce saygi duyuyor insan.

Ote yandan aklima Bodrum’da ki muhabbet geliyor:

“Bu t-shirt kaca?”
“300 bin ama sana 250′ye olur”
“Peki bu gomlek kaca?”
“350 bin ama sana 300′e olur”
“Kardesim belki ben pazarlik etmeyecegim neden kazancindan oluyorsun hasta misin nesin? Hem madem fiyati 300 ne diye 350 koyuyorsun? almiyom iste”
Tezgahtar “haydaa” bakislari ile donmus bir vaziyette bakakalmisken uzaklasmistim homur homur..

blackout.jpg

Iste New York
Saat 17:00 civari, 14 Agustos 2003
Elektrikler tum sehirde ve hatta eyalette kesik.
Millet eve gitmek ile teror derdi arasinda sikismis. Gokdelenin tepesinden merdivenlerden inmek ve evine yuruyerek gitmek zorunda kalan gebe kadin.

Tokyo

19 Ağustos 2003

Bugun Wall Street bolgesine indim mecburiyetten. Kisa ve dar bir sokak aslinda wall street denen yer. Yururken aklima babannemin eski evinin oldugu cikmaz sokak geldi. Sonra da Bursa’da zamaninda valilik yapan Ahmet Vefik Pasa. Pasa zamaninda cani sikildikca faytona biner ve sokaklari gezermis, eger bir cikmaz sokaga denk duserse “Bu ne curet! Bir pasanin yolunu hangi duvar kesebilir, tez yikila!” diyerek adamlarini cagirir ve yolu actirirmis. Iddaya gore Bursa’nin cikmaz sokaklari iste bu yuzden azmis. “Demek babannemin evinin onunden hic gecmemis Pasa” demistim hikayeyi duydugum zaman, ve o cocuk aklimla uzulmustum.

ucak.jpg

Hamburger
Kola
Patates

Yag
Kolestrol
Seker

Hamburger
Kola
Patates

Yag
Kolestrol
Seker

Zombie

18 Ağustos 2003

Pazar gunu hersey normale dondu. Hava haric! Aksam patlayan bir yildirim ve sagnak saldirisina hazirlikli oldugum icin, alisveris merkezinin icinde sigimis islak insanlara bakarken hain bir gulumseme ile semsiyemi actim ve yagmura meydan okuyarak sokaga daldim.

Gecen haftaki kriz hayati alt ust etti, bugun anca toparlandim. Hayata kaldigimiz yerden devam ediyoruz!

saat.jpg

Saat sabah 9:00
Guncellemeler ancak bitiyor.

Piyano

15 Ağustos 2003

Sabah eve vardigimda elektrikler gelmisti ama hala metro calismiyordu. Dunun en onemli ozelliklerinden biri radyolarin calisiyor olmasiydi. Radyonun televizyona karsi bir zaferini gordum. Elimde pilli bir radyo, haberler surekli acik binanin onunde dururken gelip gecenlere rapor veriyordum: “Ne zaman gelecek elektrik belli degil”, “Hayir terorist saldiri degil”, “Yeni bir gelisme yok”…

Cep telefonlari calismiyor. Bina kap karanlik oldugu icin asagiya inerken laptopumun ekranindan faydalandik. El feneri yoktu…

cinjapon.jpg

Satilik Uzak Dogu mutfak malzemesi
Broadway’de “pazar”
Butun gun evde sicakta pineklendi.
New York hala parca parca elektriksiz
Metro calismiyorrr

Kaldırım

14 Ağustos 2003

Bugun New York “eyaletinde” elektrikler saat 16:00 gibi kesildi. Metro Durdu, Trafik Isiklari sondu, telefonlar sustu, otobusler calismadi, insanlar kendilerini yollara vurdular; saatlerce otubus, feribot vb arac kuyruklarinda perisan oldular.

Biz (ofis ekibi) de gece yarisi kafamizi sokacak bir yer anca bulabildik.

Detaylar sonra…

thinkless.jpg

Karanlik, Simsiyah New York
Isiksiz caddeler
Titreyen Gozler. Korkmus Amerikalilar

Iskele Ucu

13 Ağustos 2003

Enteresan bir durum. Normalde gunde ortalama 5-7 arasinda ziyaretci gelirken siteye, dun 19 kisi girmis! Neden oldugun cozemedim.

Loglara bakarken:

“aaa fransa’dan biri bakmis siteme”

“aa, hacettepeden kim girmis ki???”

“hmm, ikinci koydugum masa ustu resmini pek begenmemisler, hiti digerine oranla dusuk.. duyuru mu yapsaydim?”

“vay vay… biri aksedir.com adresine whois cekmis”

bayraklar.jpg

GS 3 – CSKA SOFYA 0
Hasan Sas – Hakan Sukur – Arif Erdem

Tepedibi

12 Ağustos 2003

“Ben gunluk olmayan taze kaymak istiyorum” diye iceri girmek vardi aslinda.

Affallar miydi satici yoksa icinden “cattik belaya” mi derdi?? Yaparsam sirf bu meraktan yapardim yoksa arkadasin duygulari ile oynamaya niyetim yok valla…hatta billa…

Su bogregi yedim uzun bir zaman sonra ilk defa. Basariliydi. Utanmadan yarim porsiyon patatesli ve yarim porsiyon kiymali kol bogregi de soyledim ama onlari bitiremedim. Zaten pek de guzel degildiler.

Ufak not: bakalim kac kisi siteye “laflama kutusu” diye bir bolum ekledigimi farkedecek??

kaymak.jpg

Bazi seyler hic degismiyor.
Mekan farkli olsa da (Bu resmi New Jersey’de cektim)
Kaymak, kaymaktir!

“gunluk taze kaymak bulunur”
yazisi her zaman salas bir kagida yazilir
veher zaman camin ortasina ozensizce yapistirilir.

Yumurta Kabuğu

11 Ağustos 2003

Sabah altida kalkmasini becerdim sonunda. Sabah altida uyanmayi becerdim desem daha dogru olacak.

Hafta sonu GS macini izlemeye her zamanki restorana gittim (evet Galatasarayliyim ama agzimdan kopukler saca saca gozu donmus bir sekilde cim bom diye bagirarak etrafta dolasmam). Klasik usul bir kahvalti etmenin hayallerini kurarken ben, eleman: “mutfakta sorun var kahvalti veremiyoruz kusura bakmayin” cumlesini sarfediverdi. (mutfakta nasi bi sorun olabilir?? kahvalti tabagi hazirlatmayan ama daha karmasik bir islemden gecen sigara bogregi uretebilen bir mutfak nasil bir sorunla karsi karsiyadir? ki ucbes peyniri bir araya getiremez ve ortasina bir kasik zeytini koyamaz? irdelemelerini garsonun acizligini gorunce yapmadim bile) Mecburen sigara bogregi aldim. Keyifisiz sekilde bogregi goturup keyifle maci izlerken arkamdaki bi tip, oyuncular her topu kaptirdiginda sarfettigi “ssssalak sssalak… ssssalak….” tekrarlari ile dikkatimi cekiverdi. Sanki papagan sirf bu cumleyi tekrarlamak icin gelmis, gurur mu duyuyor bu yontemiyle acaba?

Aslinda bu normal karsilanmasi gereken bir durumken, takimin 40 top kaybi ile oynadigini dusunurseniz(ki bu sadece televizyonun sayabildigi), bir de bu tipin her top kaybi icin en az iki kere “sssalak.. ssalak…” dedigini kabul edersek (evde ayna karsinida bu lafi ustalikla soylemek icin calismis mi acaba?), o zaman bu hayvanin – hayvan mi dedim?? cok pardon kisinin- en az 80 kere sadece salak diyerek kafamin dibinde car car etmis olmasi gerekiyor.. Haliyle insanin cani sikiliyor. Donup “ya sen nesin kardesim? tikarim bu sigarayi (bogregi) agzina” diyesi geliyordu tabi. Fakat gelmesiyle gitmesi bir oldu cunku bu sefer sag gosterip sol vuran bir garson ile karsi karsiya kaldim. Bana “mutfakta sorun var” diyen garson yanimdaki salak deme makinasinin onune gostere gostere kahvalti tabagi koyuverdi…

Koymasiyle garsona isaret ederek: “bu ne?
“Abi kusura bakma ben yanlis anlamisim, isterseniz size de bir tabak getireyim”
icimden: “seni deyyus, yanlis anlamalar sevsin seni, hay senin yanlis anlamani da seni buraya alani da harlemin karanlik sokak aralarindaki irisinden zenciler minciklasin…”
disimdan: “sen bana arada bi corba getir doyduk artik”

merdiven.jpg

Broadway Pazari
Doner = Gyro
Abartili Yemek Kokusu
New Jersey’de bir gece gecmise yolculuk
Homoseksueller ve Biseksueller ustune spekulatif entelluktuelsel tartisma.
Dang Ding Dong

Orta Dünya

8 Ağustos 2003

Akmerkez’de brosur dagitirken ralf loren’de calisan eleman ile muhabbeteydim. Bir gun icerde lak lak ederken kizin teki girdi:

- Merhaba corap var mi?
- Tabi burda bakin
- Himmm, ne kadar?
- Cifti …. kadar

Eleman fiyati soylemesiyle beraber benim ve kizin gozleri ayni anda faltasi oldu. “ohaaa, bir cift coraba o kadar para vermek?? edasiyla adama bakarken kiz dile geldi:

- Nasil? A..a?

“Vay” dedim icimden. “Hatunu ciks tiki sanmistim ama harbi cikti galiba” diye dusunurkennnn… sormaz mi:

- Niye o kadar ucuz? diye!

Eleman da, ben de affalladim

- Isterseniz sizin icin bi zam yapalim hemen? dedi calisanlardan biri gulerek.

mont.jpg

Orada statu gostergesi bu montu giymek
Burda kimse iplemiyor bile
Ciks – Tiki – Levi’s 501 – Polo – cart – curt

Orada dev hamburger zincirinde oturmak gosteris
halbuki ikinci sinif restoran bakanliga gore
ha kebapci ha hamburgerci!

Allahin kahvesine simdi de bes miyon veriyorlarmis.
Kahveci zinciri gelmis ya, eksik kalmasin
devam devam…

Numaralı Tribün

7 Ağustos 2003

Sira bana geldiginde kasada sadece ufakligin durdugunu farkettim. Tibetli kadin yoktu.
- Ne is? dedim burnumla bos yazarkasayi isaret ederek.
Kiz kahvaltimi paketlerken cevapadi:
- Avlanmaya cikti
- Ne avliyor?
- Valla onune ne cikarsa artik.. Inek, tavsan, domuz, gergedan.
- (parami oderken) Ooo iyimis iyi.. Ne yapacak onlari sonra?
- (derin bir nefes aldi verdi gozlerini yukari dikip) Bi ejderha getirmis deli kadin taa tibet yaylalarindan, yemek yetistiremiyoruz ite. Sorma bi dert bi dert..
- Hadi ya? Ejderha ha? Ne Renk?
(aval aval suratima bakti kiz)
- Patlican moru tabikide…

Tren Vagonlari Soguk Oluyor
Klima sadece ” on ve off ” mantigi ile calisiyor, ayar yok!
Hele hele gece yarisi binerseniz kesin donuyorsunuz.
Fakat, o soguga ragmen deger bu yolculuklar.

22 Agustos’da gezinti var uzaklara

Çıkıcam Şimdi

6 Ağustos 2003

Insan son dakikada buraya ne yazabilir???

Psikopat hava devam ediyor. Sabahtan beri gunluk guneslik hava yine birden yagmura dondu.. Bir treapiye ihtiyaci var bu havanin. Manik Depresif takiliyor sanki. Bi iyi bi kotu bi iyi bi kotu.

Ben Hoboken’a gider…

kahvalti.jpg

Var mı acıkan?

Sahra Çölü

5 Ağustos 2003

Dunden kalan kahveyi yudumlarken bilgisayar basinda, insan ne yazabilir ki? Caddeden gelen arabalarin gurultusune bakilirsa az otedeki trafik isiklari yesil olmus. Birazdan sesler kesilir, kirmizi yaninca. Bi ses, bi sessizlik: bi ses bi sessizlik..

Sessiz anlarda cikiyor teybin ikinmalari. Dire straits caliyor Alchemy konseri birinci cd, dorduncu parca. Vestel marka bir CD calar almistik, ben de hemen gidip CD almistim. Beethoven 5. ve 4. senfoni ile, Dire Straits’in Alchemy konseri.

Surpriz bir telefon geldi bugun. Tepetaklak oldum. Beynim bir sure gorevini yerine getiremedi, bitkisel hayata girdim ciktim. Baktim her yer yaprak yaprak olmus.

su.jpg

Bu suda boguldu eleman.
Dusen makinasini almaya daldi, cikmadi bir daha
150 dolara satti hayatini azraile.
Eminim azrail de boyle ruhunu verenlere gicik oluyordur.
Insan biraz ugrasir. Bir makina fiyatina gitti hayat.

Dikendibi

4 Ağustos 2003

Yarim saat once bu yollarda bilgisayar (bir bilgi, iki bilgi, uc bilgi…) tasiyordum. Gunesli ve hafif bulutlu gokyuzunun altindaydim. Sicaktan terlemistim.Derken, ben ofise girdikten bir saat kadar sonra bir yagmur bosanmaya basladi. Yollar derelere donustu, sular hacli seferi yapan bir ordunun askerleri olmus kafamiza yagiyor, semsiye falan dinlemiyor. Herkes panik, kopeklerini gezdirenler sirilsiklam, kosebucak kacismis insanlar gokyuzune bakiyor caresiz. Hava durumunu takip eden isportaci coktan semsiye tezgahini kurmus bes dolarliklari on dolara kakaliyor keyifle.

Demeter’in sadist bir gunune denk geldik herhalde. Fakat gariptir, Zeus ile bir olmuslar, sicak bir Agustos gununu ve hatta iddalara gore haftasini bize zehir etmenin planin yapmislar ki boyle dengesiz boyle lanet bir hava olamaz. Gunes aciyor, gokyusu parcali bulutlu derkennn carrr barrr diye zeusun kahakaha dolu simsekleri ustumuzde patliyor, Demeter ayni munasebetsiz suh ile yagmur bulutlarini tepemizde toplayip bizi evire cevire yikadiktan sonra, birden duruveriyor. Gunes aciyor, bulutlar gidiyor. Haydaaa oluyorsun.

“Haydaaaaa”

 

yagmur.jpg

 

 

 

 

 

 

 

Puslu Hava
Sinsi Bulut
Ikiyuzlu Gokyuzu

Bir Yer

1 Ağustos 2003

Sabah metrodan cikar cikmaz kulagima gelen rock tinilari, “aha.. bu sefer farkli bisi caliyorlar gidip bakayim” dedirtti bana.

Ringo Starr (Beatles’in Davulcusu) konser veriyordu. Lay lay bir muzik, isiklar, ve nemli gokyuzune takmayan seyirciler.

Hayatimin en guzel davulcusunu gordum konserde. Ustelik hatun cift kros takilinca vay vay oldum…

Gayet dogaldi insanlar. Bir yanda saksafon calan, calmadigi zaman sahnede kahvalti ediyor, digeri ona birak yemegi goturmeyi de gel suraya diyor, diger yanda, reklam aralarinda millete laf atiyorlar…

Asil konserin sonu hostu. Normalde alismisiz “iyi geceler.. hoscakalin!..” gibi bitirislere.. Bu konser sabahin korunde oldugu icin (CBS’in gunaydin amerika konserleri) konserin sonunda “Gunaydin! hepnize gunaydin” diyerek bitirdiler.

konser.jpg

Efsane,
Bryant Park Sabah Konserleri
Titanyum Ziller, Davulcu Hatun