Ne Kadar Ekmem O Kadar Köfte

By kahyaki

Lexington Caddesi ustunde gece yarisi bi yerden donerken sinir ve bulaniklik hisleri ile firina verilmis bir haldeydim, ama bu halden cikmanin cabasini da gutmuyor degildim.

Bir kafenin onunde durdum 77 caddeye gelmeden. Baktim acik, daldim iceri. Beyaz sacli yasli tonton bi amca tezgahin arkasindan “istedigin yere otur koc” dedi ben de tezgahin onundeki tabureleri gostererek “burasi iyi mi?” diye cevapladim. Adamin yuzunu gormek bile aslinda sakinlesmeye yetecekti ama duvarda bir resim gordum cercevelenmis ufak bir yasli tonton nine.. Annesiymis siparisleri alan kadinin. “My mama” dedi gulerek.

Derken kola makinesi bozuldu ve amcam ben kahveyi icip not alirken sonra da telefonla konusurken dakiklarca bogustu durdu. Yuzunde “ulan eskiden kola makinesi mi varmis! Ah neydi o gunler” bakislari ile yarim saat suren bogusma, amcamin ve yardimcisinin zaferiyle sona erdi. Bu zafere ortak olmak istedim ama telefonda konusmak zorundayim. Kahvemi bile bitiremeden ciktim sonra. Yine gidecegim yakinda.

kocabina.jpg

“not particularly” dedi…

Yorum Yapın