Elimdeki kagittan kahve bardaginin altindaki karton cikintilar iceri dogru bastiriyordum salak salak.
Ve salak salak bastiriken fazla zorlanmis karton yirtilip kahvenin üstüme bosalmasi sirasina duydum cinlerin kahkahalarini.
Parmaklari ile beni gosterip katila katila guluyorlardi. Ben de kremali sekerli kahvenin üstümde kurumasini beklerken hem salakligima yaniyor hem de bosa giden icilmemis kahve damlalarinin hali tarafindan emilisini bir kurek mahkumu acisina vurmus gozlerimle takip ediyordum.
Hayatimin hicbir kademesinde dokulen bir kahveye bu denli uzuldugumu hatirlamiyorum. Hislenmisim galiba ben en iyisi gidip dondurma yiyeyim..